FIRINDA KAŞARLI KÖFTE
Ramazan köfte tarifleri/ramazan yemekleri
Gönülden selam olsun, tüm ziyaretçilerime, misafirlerime... Hayırlı günler diliyorum hepinize, kendime...
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...
“Eyyüb’e gelince hani O «Bir derde yakalandım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin» diye Rabb’ine seslenmişti.”
“Biz de duasını kabul ederek pençesine düştüğü derdi giderdik. Ayrıca karşılıksız rahmetimizin bir eseri olarak ve bize kulluk edenlerin her zaman anacakları bir örnek olsun diye eski ailesini kendisine bir kat fazlası ile yeniden bağışladık.”
“İsmail’i, İdris’i ve Zülkifli de hatırla. Bunların her üçü de sabırlı kimselerdi.”
“Her üçünü de rahmetimizin kapsamına aldık. Onlar gerçekten salih kullarımızdandı.” Enbiya Suresi/83-86. ayetler
Hani hep söyleriz ya ‘Eyyub’un sabrı gibi’, ya da çok sabırlı gördüklerimiz için ‘Allah sana Eyyub sabrı vermiş’. Gerçekten de öyle midir? Belki bu ‘o an’ için bir benzetmedir.
Ancak günümüzde dönüp de kendimize baktığımızda acaba nelere sinirleniyor, kızıyor, ne için sabırsızlanıyor, öfkeleniyor, canımız sıkılıyor? Tabii ki bunların hepsi insani hasletlerimiz. Ne var ki bu insani tutumlarımızı ne ile şekillendirdiğimiz, sonrasında nasıl bir çerçeveye oturttuğumuz çok önemli. İşte bu çerçeveyi çizerken Eyyub gibi, İsmail gibi, İdris ve Zülkifil (selâm üzerlerine olsun) gibi olabiliyor muyuz? Bu duruşu, bu edebi, hayayı sergileyebiliyor muyuz? Sabrın hakkını verebiliyor muyuz? Ya peki imtihanımızın? Kuşkusuz Hz. Eyyüb’ün tabi tutulduğu imtihan bütün insanlığa bir örnektir. Onun sabrında bütün insanlık için bir ibret dersi vardır. Kuşkusuz Eyyüb peygamber, bakışların hayranlıkla yöneldiği sabrın, edebin ve güzel akibetin parlak ufkudur. Bu yüzden herbirimiz gündelik hayatın pervasızlığında, nefsimizi at başı önümüzde koşturduğumuz yaşantımızda bir o tarafa, bir bu tarafa savrulurken kulluğumuzun gereğini yapabiliyor muyuz? Bir bakalım!!
Hayatımızda kaç kez Eyyüb gibi olabiliyoruz? Kafamızı iki elimizin arasına alarak bir düşünelim. Ne dersiniz?
Yine çok kolay, çok pratik bir köfte tarifi. Büyük, küçük tüm ev halkının seveceği değişik bir köfte tarifi. Özellikle benim gibi bilindik, evde olan malzemelerle ve küçük dokunuşlarla, farklı lezzetler yakalamayı seviyorsanız doğru tarifin adresindesiniz derim. Yanına yapacağınız yeşil bir salata ve çorbayla tam bir öğün oluşturabilirsiniz diye de düşünüyorum. Özellikle abartılı öğün menülerini sevmeyenler ve önümüzdeki Ramazan sofralarında pek de kalabalık olmayan, sade sofralar için ‘acaba ne yapsam, ne pişirsem?’ diye düşünenlere bir tercih olarak sunmak istedim. Denemelerinizi, görüşlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.
Köfte Malzemeleri:
400 gram kıyma
1 adet orta boy kuru soğan rendesi
1 adet yumurta
2 yemek kaşığı galeta unu
50 gram kaşar peyniri
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pul biber
Tuz
Üzeri İçin; 4-5 yemek kaşığı sıvıyağ
Domates Sos İçin:
2 adet orta boy domates
1 tatlı kaşığı domates salçası
2 yemek kaşığı sıvıyağ
Tuz
Üzeri İçin; kekik
Fırında Güveçte Kaşarlı Köfte Nasıl Yapılır?
Köfte malzemelerini yoğurma kabına alalım. Kaşar peynirini minik bir şekilde doğrayalım. Tüm malzemeyi güzelce yoğuralım.
Yumurta büyüklüğünde parça kopararak yuvarlayalım.
İçerisini Hasanpaşa köftesinden biraz daha az olacak şekilde çukurlaştıralım.
Veya normal köfte şekli verelim. Ben her iki şekilde de yaptım.
Hazırladığımız köfteleri güveç kaplarına dizelim.
Köftelerin üzerine sıvıyağ gezdirelim.
180 dereceye ayarlayıp, önceden ısıttığımız fırında pişirelim.
Bu arada köftelerin üzeri için; son derece kolay domates sosunu hazırlayalım.
Domateslerin kabuklarını soyalım. Yemeklik olarak doğrayalım.
Sos tenceresine doğranmış domatesleri, salçayı ve sıvıyağı koyarak kaynatalım. Sos koyulaşana kadar. Son olarak yeterli miktarda tuz katıp, altını kapatalım.
Fırından pişen köfteleri çıkaralım. Köftelerin üzerine birer kaşık olacak şekilde domates sosundan gezdirelim. Tekrar köfteleri fırına verelim. Yaklaşık olarak 2-3 dakika da bu şekilde pişirelim.
Son olarak güveçteki köftelerin üzerine kekik serperek, sıcak sıcak servis yapalım.
AFİYET OLSUN... |